• Reklam
  • Reklam

TÜRK KADININI ÇARŞAFA ZİNCİRLEMEK

TÜRK KADININI ÇARŞAFA ZİNCİRLEMEK

TÜRK KADININI ÇARŞAFA ZİNCİRLEMEK
13 Eylül 2021 - 09:37


     Gündemin akışında yine milli, manevi değerlere karşı şok bir saldırıyla ortamı gerdiler. Aslında ortamı germekten ziyade bir kurtuluş gününü provoke ederek sansasyonel bir ses getirme operasyonuydu bu. 
     Kendini toplumu bölmekle, manevi, tarihi geçmişi ayaklar altına alıp, itibarsızlaştırmayla görevlendirmiş bizden görünen fakat bizden olmayan sözde aydınlar ve onların hamisi, hayat kaynağı CHP nin kötü, iğrenç bir senaryosu ve PR çalışmasıyla karşı karşıyayız her zaman olduğu gibi. 
     Olay tüm boyutlarıyla o kadar yanlışla o kadar çirkinliklerle doluydu ki, neresinden tutsanız elinizde kalan bir mizansendi. Türk kadınının nezdinde Türk milletine resmen bir hakaret ve aşağılama içermesinin yanında aptalca, haince bir Türk tarihi çarpıtılması insanı bu kadarda olmaz dedirtecek cinsten pervasızca sergileniyordu.
     Orta Asyadan beri Türk kadını anaerkil bir yapı içinde bırakın esir olmayı ülke yönetiminde eşit haklarla iktidardaydı. Tarih boyunca bugüne kadar hiçbir zaman kendini esir ettirmemiş, yılmaz bir savaşçı olarak erkeğinin her yanında birlikte kahramanca savaşmıştır. İmanı gereği yaşam tarzındaki tesettürü, çarşafı hiçbir zaman ona hiçbir konuda engel olmamış aksine kendini daha güvende hissettirmiştir. 
     Kurtuluş savaşı daha başlamadan tamamen kendi insiyatifleriyle resmi fotoğraflı belgeleri ile binlercesi işgal altındaki İstanbul da her şeyi göze alarak mitingler düzenlemiş, işgalcilere meydan okumuşlardır. Kurtuluş savaşındaki kadınlarımızın kahramanlıkları ciltler dolusu eserler ile ancak anlatılabiliyorken CHP ve çağdaş yaşamı destekleme adlı toplum, tarih, milli manevi değerler düşmanı kurumları bunları yok sayıp kurtuluş günü kutlaması adı altında aşağılık bir komploya kurban edilmek istenmiştir. Devrin tüm hür, aydın kadınları, yazarları, Atatürk’ün annesi ve eşleri çarşaflıydı kimse onları zincirlemeyi aklına bile getiremedi. Sizler hangi cüretle bu kutsal kadınların kıyafetleri üzerinden onları aşağılıyorsunuz.
     Çağdaş yaşam denilen şeyin dünyada ne durumda olduğu insanlığı nereye getirdiği apaçık ortadadır. Dünya ve bizdeki uzantıları çağdaşlık, eşitlik adına toplumu, kadını değersizleştirip özgürce her şekilde kullanacakları meta haline getirme çabasındadırlar. Kadın onlar için bir yandan kapitalist sistemin çılgın tüketim çarkının parçası, bir yandan her şeyi ile sömürülecek, çalıştırılacak, kutsal annelikten uzaklaştırılacak üretim zincirinin kurbanı olacaktır. Ve buna da aydınlık, medeniyet denilerek millete yutturulmak istenmektedir.
     Milli manevi değerleri, kadim ve asil geçmişi olan Türk kadını inanıyorum ki bir gün uyanacak ve bu gidişe dur diyecektir. Bize düşen uyutulan, uyuşturulan gençliği bilinçlendirip aslına dönmesini sağlamak olmalıdır. Bu iş siyaset ötesi bir ölüm kalım mücadelesi olarak algılanmalı ona göre projeler üretilmelidir.