Reklam

Serhan Seyhan'dan Muhaliflere "sistem" tepkisi

Serhan Seyhan'dan Muhaliflere "sistem" tepkisi

Serhan Seyhan'dan Muhaliflere
01 Temmuz 2019 - 10:20

Sitemizin köşe yazarlarından gazeteci Serhan Seyhan,  Türkiye'de sistem ve partili Cumhurbaşkanlığını tartışanların yakın siyasi derinliklerinin titizlikle incelenmesi gerektiğini savundu.

Seyhan,  Mustafa Kemal Atatürk'ün  kurucu Cumhurbaşkan ve aynı zamanda Cumhuriyet Halk Fırkasının Genel Başkanı olduğunu anımsatarak, şunları belirtti:
"Demek ki Partili Cumhurbaşkanlığı birilerinin uydurduğu bir yönetim sistemi değil. Peki 1950'li yıllara kadar İlerde Valiler aynı zamanda CHP il başkanlığı görevlerini yürütmüyor muydu? Hemde bağıra bağıra... Gerçi Aydın'da da AK Parti il başkanlığını Vali yapsa benim itirazım olmaz. En azından fotoğraf siyaseti dışında oluşabilecek bir yerel anlayışı yaşamış oluruz. Şimdi gelelim; Şu an ki CHP'nin Genel Başkanına çıkıp diyor  ki "partili Cumhurbaşkanlığı olmaz, halkın cumhurbaşkanı partili olamaz  Peki sayın Kılıçdaroğlu  senin partinin kurucusu olduğu için övündüğün, 1938'den sonra fikren olmasa da şeklen mirasını yediğin,
Gazi Mustafa Kemal Partili Cumhurbaşkanı değil miydi? Aynı eleştiriyi Kurucu Genel Başkan için de yapabilir misin deseler ne diyeceksin ? Kem Küm edeceksin. Sonunda işte dönemin şartları. Gerçi senin bu gerçekle ilgili bilgin var mı desek o da ayrı bir muamma. Bakın siyasi partilere gönül veren yurttaşlarım siyasilerin geçmişlerini bilmeden geleceklerini tartışması bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanların bizi daha ileriye taşıyacağı yalanını söylemesi anlamı taşımaktadır. Mesela çok sık karşılaştığım "yok saray yaptırdı yok yazlık saray da yapılıyor şöyle uçak alındı böyle harcama yapıldı" Bu ülkede Gazi Mustafa Kemal kıt imkanlarla kurulalı 10 sene olmadan ölümünden 6 yıl önce hayalini gerçekleştirmek için Dünyanın o dönemde en büyüğü olan savarona yatını yaptırmıştı Osmanlı dan kalan Sarayları ve Köşkleri de aktif olarak kullandı,vHalk bunu eleştirdi mi hayır. Eleştiremez de çünkü bunlar ülkeyi yönetenlerin şahsi malları değiller görevleri süresince kullanırlar görevleri bittiğinde yeni göreve gelenlerin emrine girer. O yüzden hani bizim paralarımızla saray yaptırıyor diyenler yapılan her şey ülkenizin öz sermayesine irad olarak kaydediliyor."


-Gazi Mustafa Kemal'in yetkisi tanımı yoktu-
 

Bugünlerde konuşulan sosyal medyada dolaşan bu saray, uçak safsatalarını  partili cumhurbaşkanlığının iyi irdelenmesi gerektğini kaydeden Seyhan, "Gazi Mustafa Kemal'in kurucu Cumhurbaşkanlığı ve Genel başkanlığın da görev süresi ve yetkisi tanımı yoktu . Kanun hükmünde kararnameler bugün anayasa insan hakları ve hukukun üstünlüğü gerektiren konularda çıkartılamazken o dönemde böyle bir sınırlama yoktu. Hatta istiklal mahkemeleri kurulması kararı sonrası yaşananları biraz araştıran açıkça irdeleyebilir ve öğrenebilir. Ayrıca görev süresi ile ilgili de bir sınırlama yoktu istediği süre boyunca görev de kalabilirdi Şimdi ise bir cumhurbaşkanı adayı 17 Nisan 2017 de ki anayasa referandumu sonrası en fazla art arda iki kez görev yapabilir. Bu da demokrasinin farklı bir ürünü olarak ortaya çıktı, Cumhurbaşkanını milletvekilleri seçiyordu şimdi ise bizzat başkınlığını yaptığı Millet seçiyor... Ülke de Gazi Mustafa Kemal'e suikast girişimi olduğu için 25 yıl çok partili siyasi hayattan vazgeçen bir demokrasi anlayışından 15 Temmuz darbe girişimi ile Cumhuriyete saldırı sonrası 3 yıl da 3 seçim yapabilen bir ülkeye dönüştük. Şimdi Atatürkle Erdoğan'ı mı kıyaslıyorsun diyen sığ kafalılar çıkacaktır Demokrasinin özünde kıyaslanmayacak hiç bir kişi ve konu olamaz ayrıca aklı evellere hatırlatayım ikisi de cumhurbaşkanı biri kurucu biri 12. Cumhurbaşkanı Ve bu kıyaslama kuruluştan bugüne gelinen noktayı ortaya koyuyor. Dünya da bir çok gelişmiş ülkeden daha önce kadınlara seçilme hakkı verdiğimiz için övünmekten geri kalmayız ama Cumhuriyet tarihinin ilk 30 yılın da seçilecek parti kurulmasına müsade etmediğimizi konuşmayız. Gazi Mustafa Kemal mantığını kazanmadan sadece şekilcilik üzerinden Atatürkçülük tartışmaları yapanlar sizlere acıyorum. Layüselleştirdiginiz Kurucu liderin fikirleri değil betondan yapılmış Büstleri olmuşsa yazıklar olsun demokrasi nutuklarınıza Halkçı gösterişlerinize. Eğer Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirecekseniz geçmişe şu ana ve geleceğe iyi bakmalısınız yapılanların ve imkanların yetersizliği için eleştiri olabilir ki, Bu geriye değil ileriye götürür imkanların genişlemesine olanak verir zaten ne kadar verdiği de 2002 yılın da ki kişi başına milli gelirle bugünkü arasında ki kıyaslamayla ortaya çıkar. Ama gerçekten bir Atatürkçü arıyorsanız bana göre asıl Atatürk fikirlerini önemseyen ve benimseyen Recep Tayyip Erdoğan'dır. Demokrasi ve Hukuk konusuna gelince de bu temelleri esasına oturtmak için mücadeleyi Mustafa Kemal yolunda devam ettiren isim yine Cumhurbaşkanı Erdoğan, İçerden sızma Pelikancılar ve kendi partisinin siyasi geçmişi ve derinliklerinden bir haber olan muhalefet ördekleri bu sistemi tartışacaksa bir 100 yıl önceye geri dönsünler belki kendilerine destek verecek Cumhuriyet öncesi Zararlı cemiyet artıklarını toparlarlar. Cumhur Demokrasiyi ve Sistemi değil  Dünyayı tartışmak istiyor  O Dünyada güç ve söz sahibi olmak istiyor
Kaybettiklerini değil  Kazanacaklarını duymak istiyor" dedi.